Bilecik Rehber'e hoşgeldiniz.

Poyraz: Kimse meydanı boş zannetmesin.

Poyraz: Kimse meydanı boş zannetmesin.

KİT Komisyonu Başkanı, Ak Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi ve AK Parti Bilecik Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz, Pazaryeri Günyurdu Köyü İnşaatı ile ilgili, MHP Milletvekili Bahattin Şeker ile TOKİ arasındaki diyalogu değerlendirdi. Konunun basında yeralış tarzını da eleştiren Poyraz, “Kimse meydanı boş zannetmesin” dedi.
İşte Poyraz’ın açıklaması: “Ak Parti kadroları olarak cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılı hedeflerine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Hemen yanı başımızdaki Yunanistan, İtalya, Romanya, Macaristan ve diğer Avrupa?nın önde gelen ülkelerinin ekonomileri iflas ederken ve tüm dünyayı sarsan ağır bir ekonomik kriz yaşarken Ak Parti kadroları olarak bizler; ülkemizi dünyanın en hızlı büyüyen 2. Ekonomisi konumuna getirdik. Ne ilimizde, ne de ülke genelinde devam eden yatırımları durdurmadığımız gibi daha da artırdık. Gelişmiş dünya ülkelerinin duraksadığı, gerilediği dönemde biz koşar adımlarla emin bir şekilde geleceğe doğru yürüyoruz. Ve inşallah 2023 yılında ülkemizi dünyanın gelişmiş en büyük ilk 10 büyük ekonomisinden biri yapma hedefine de hep birlikte milletçe ulaşacağız.
Seçimler sonrası ilimizde oluşan siyasi yapının önceki dönemlere kıyasla daha faydalı ve verimli bir çalışma ortamı oluşturacağı düşüncesindeydim. Bu düşünceyi hala da taşımaktayım. Her ne kadar ilimizde ana muhalefet partisi milletvekili çıkartamamışsa da, diğer muhalefet partisi milletvekili arkadaşımızın tecrübesi ilimize birlikte hizmet getirme düşüncesi bu dönem için başta şahsım olmak üzere hizmet etmek isteyen her sorumlu makam sahibi için bir şans olarak görülmektedir.
Sayın Şeker?in siyasetin her kademesinde bulunmuş olması ve vesile olduğu eserlerle anılıyor olması ve buna yenilerini de ekleme istek ve arzusu iktidar sorumluluğuna sahip bizler için bizi motive eden en önemli unsurlardan biri olmuştur.
Ancak kamuoyunun ve her siyasetçinin bildiği bir gerçek vardır ki; o da iktidar sorumluluğu ve muhalefet sorumluluğunun birbirinden farklı olduğu gerçeğidir.
Zaman zaman yapılan basın açıklamalarında bu ayrımın göz ardı edildiği veya haberi hazırlayan muhabir arkadaşlarımızın haber hazırlayışı ve sunuş biçimi ile bu sorumlulukların birbirine karıştırıldığı Bilecikli hemşerilerimizin şahsıma ilettikleri görüşlerinden ortaya çıkmaktadır.
Hemşerilerimizden bir kısmı ? Sayın Bakan yazılı soru önergesi vermiş. Bilecik?te 750 kişilik yurt yapılıyormuş Bilecik?te kapalı spor salonu yapılıyormuş, Bozüyük?te sentetik çim saha yapılıyormuş.? Bu nasıl iş! İktidar kim. Muhalefet Kim? Eğer yazılı soru önergesi verilerek bu işler hemen hallediliyorsa Bilecik?in tüm sorunlarını Sayın Şeker?e iletsek bu sorunlar da hemen çözümlenir mi? Siz iktidar milletvekilleri olarak Ankara?da ne işe yararsınız? Bilecik?e ne faydanız var? Gibi mektup ve telefonlar ile şahsıma eleştiri getirmişlerdir. İnternet haber sitesindeki yorumların da bu ve buna benzer ifadelerle paralellik arz ettiğini takip eden herkes bilmektedir.
Bugüne kadar şahsıma yöneltilen bu yöndeki eleştirilere sadece tebessümle yetinmekle kalmıştım. Çünkü yaşadığımız tecrübeler göstermiştir ki; ilin 2 milletvekilinin husumete varan bir rekabet içinde olmaları illerini değil, şahsi siyasi geleceklerini düşünerek ihtiras içinde hareket etmeleri en başta o ile zarar vermektedir. Ama maalesef yerel basının bir kısmı da böyle bir ortamın olmasını arzu etmekte, hatta bu çarpık, zararlı oluşumun gerçekleşmesi için de ateşe körükle gitmektedir.
Geçmişte zaman zaman herkes gibi bizler de bu yönde hatalı davranışlar sergilediğimizi itiraf etmeliyim. Ancak geri dönüp baktığımda siyasetçiler olarak bizlerin ağır hakaretlere varan karşılıklı tartışmaların sadece bir kısım gazetecilerin ve yerel siyasetçilerin işine yaradığını çoğu kere halkın gerçek gündeminden uzak konular üzerinde tartıştığımızı belirtmem gerekiyor. Bu günlerde yerel yazılı ve internet basınında yer alan bir kısım açıklama ve haberlerin 2 milletvekili arasında polemik çıkarmaya yönelik olduğunu düşünmekteyim. Yeri gelmişken, şunu sormadan da edemiyorum. Farklı siyasi partilerden olsa da, millete hizmet etme ortak paydasında buluşmasının kime ne zararı var. Kim bundan neden rahatsız olur? Bir gazeteci bir olayı neden olduğundan büyük tartışma çıkartacak ve siyasi parti tabanlarını rahatsız edecek biçimde verir? Ak parti tabanını tahrik etmenin kime ne faydası var?
Biz, başta başbakanımız olmak üzere, ak parti kadroları olarak ülkemize ve Bilecik?e hizmetten başka hiçbir şey düşünmedik. Küçük hesaplar peşinde olmadık ve şu ana kadar geçtiğimiz yaklaşık 10 yıllık dönemde ilimize cumhuriyet tarihinde yapılan yatırımların toplamından daha fazla -3 milyar Lirayı aşan (3 Katrilyon)- yatırım yaptık. Yaptığımız pek çok yatırımın da, ne açılışını yaptık, ne de reklamını yaptık. Milletimizin ferasetine ve basiretine güvendik. Biz konuşmasak da, reklamlarını yapmasak da millet görüyor dedik. Fark ettiniz mi bilmiyorum? Geçtiğimiz haftalarda Bayırköy?de evlere doğalgaz verilmeye başlandı. Vezirhan?da da geçen yıl verilmeye başlanmıştı. Gazetelerde sıradan bir haber gibi yer aldı. Dönemimizde il ve ilçeleri bırakın, beldelerimizde bile doğalgaz kullanılır oldu.
Toki olarak ilimizde 100 milyon (100 Trilyon) liranın üzerinde yatırım yaptık. Önümüzdeki aylarda TOKİ ile birlikte İl Özel İdaresi ve belediyelerimizin yapacağı yatırımlarla birlikte bu rakamın ikiye katlanacağını düşünüyorum.
Peki bu basın açıklamasına neden gerek duyuldu? Geçtiğimiz günlerde yerel yazılı ve internet basınında yer alan bir haberde Pazaryeri Günyurdu köyünün camii konusu gündeme taşınmış ve Sayın Şeker?in TOKİ?ye ?Siz yapamayacaksınız ben yapacağım? demesi üzerine TOKİ?nin bu camiyi yapmak zorunda kaldığı yönünde haberler yer aldı.
Pazaryeri?nin 30 yıldır bitirilemeyen Günyurdu Barajı, Sulama Tesisleri ile birlikte dönemimizde bitirilmiş, su toplama alanında kalmış olan köy TOKİ tarafından yapılan yeni yerine taşınmıştı. İnşaat bitimi sonrası benim olmadığım bir ortamda köylüler TOKİ başkanından köyün okula ihtiyacı olduğunu belirtmeleri üzerine; yapılacak olan camii ve alışveriş merkezi projesine 8 derslikli okul da eklenmiştir. Ancak inşaat aşamasında konuyu dönemin valisi Sn. Musa Çolak?la yaptığımız değerlendirmede köyde öğrenci sayısının yetersiz olduğu ve yapılacak okulun atıl olacağı düşüncesi üzerine; bizzat şahsım TOKİ Başkanı ile görüşerek yapılan 8 derslikli okul inşaatı durdurulmuştu. Bu okulun yerine il merkezimize Kayıboyu mahallesinde 24 derslikli yeni bir okul yaptırılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Yaşanan süreçte inşaatlar durdurularak, işin müteahhidi ile işin tasfiyesi yoluna gidilmiştir. İl merkezimizdeki TOKİ 24 derslikli 700. Yıl İlköğretim Okulu bu süreçte yaparak vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur.
Ancak maalesef daha önce Osmaneli Devlet Hastanesi inşaatında yaşadıklarımızın bir benzeri Günyurdu köyündeki inşaat çalışmalarında karşımıza çıkmıştır. Tasfiye sürecinde yaşanan sıkıntılar sebebiyle süreç vatandaşlarımızı mağdur edecek derecede uzamıştır.
Vatandaşlarımızın şikâyetleri tarafıma her iletildiğinde; konu TOKİ?ye iletilmiş, ancak birkaç ay öncesine kadar hukuki engeller aşılamamıştı. En son Söğüt törenleri sırasında Günyurdu köyünün önde gelenleri konuyu tarafıma ilettiklerinde TOKİ ile bir kez daha görüşülerek, ilgili müteahhitle konu sulhen çözülme yoluna gidilerek, sorun çözümlenmiştir. Şu an son ihale aşamasına gelmiş yarım olan camii inşaatı en kısa sürede ihale edilerek inşaatı tamamlanacaktır. Sayın Şeker?in konuya ilimizin milletvekili sıfatıyla yaklaşması ve ilgilenmesi doğaldır. Ancak ?Siz yapamıyorsanız ben yaparım? ifadesinin bir kısım gazeteci arkadaşlarımızın ateşe odun atma biçiminde yorumları olduğunu düşünmekteyim. Hiç kimse, ne kadar varlıklı olursa olsun devletten büyük değildir. Onunla da restleşerek boy ölçüşmeye kalkması ancak kendini komik duruma düşürür. Şu ana kadar 500 binin üzerinde konut 785 okul, 171 hastane, 814 spor salonu, 89 sağlık ocağı, 448 ticaret merkezi, 399 cami, 89 Yurt ve Pansiyon yapan bir kuruluş olan TOKİ?nin yarım kalan bir köy camisini yapamayacağını iddia etmek başka bir anlama da gelmez. Ancak ne çare ki; bazan hukuki süreç elimizi kolumuzu bağlamaktadır.
Sözün kısası; hiç kimseden rol kapmaya çalışmıyorum. Kavga etmek, polemiğe girmek istemiyorum. Siyaseti bırakmadan önce kalan bu 3,5 yıllık dönemimde ilime memleketime milletime hizmet etmek istiyorum. Ama kimse de meydanı boş zannetmesin. Şu an gürültü çıkarmasak da, hemen aklıma geldiği kadarıyla söylersem ilimizi doğrudan ilgilendiren ve bir kısmını merkezi idare bir kısmını İl Özel İdaresi ve bir kısmını da belediyelerimizle birlikte gerçekleştireceğimiz önde gelen 50?nin üzerinde takip ettiğimiz proje bulunmakta. Amacım kalan 3,5 yıllık dönemde bu projeleri hayata geçirip milletimizin hayır duasını almaktır.”

37 kez görüntülendi

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ