BİLECİK

Bilecik ili, Türkiye Cumhuriyeti‘nin Marmara Bölgesi‘nde yer alan bir ildir.

Şeyh Edebali‘nin türbesi buradadır. Bilecik, Marmara Bölgesi‘nin güney doğusunda yeralmaktadır. İlginç olarak Türkiye‘de dört bölgede de toprakları olan tek şehirdir. Bilecik Marmara, Karadeniz, İçanadolu ve Ege Bölgelerinin kesiştiği noktadadır. Şehir en eski bilinen adları Agrilion ve Belekoma’dır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu’ nun kurulduğu topraklardır. Sakarya Nehri’nin etrafında toprakları olan şehrimiz antik çağlardan dünümüze değin tarihin her döneminden izler almıştır. Zengin dereleri, gölleri, ormanları ve maden ocakları ile ayrı bir özellik taşır.Bilecik’te Batı Anadolu ağzı kullanılmaktadır.

Bilecik İlçeler

2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 8 ilce, 7 belde ve 243 köy vardir. Ilcelerimiz: Bozüyük, Gölpazarı, İnhisar,Osmaneli,Pazaryeri, Söğüt ve Yenipazar dır.Bilecik ili, ilçeleri ve köyleri, ülke bütünlüğünün temini bakımından, Kayı Boyunun, Orta Asya?dan, MS 720 yılında, 400 çadırla gelip yerleşmesi bir başlangıç ve sınırlandırma olarak alınırsa, bugün, hepimizin ayrılmaz bir parçası olduğumuz, tamamı oğuz boylarından Türkiye Cumhuriyetine hayat veren, bir ölçüde, Devletimizin varlığına, kültürümüzün gelişmesine, tek ve ortak Türk kültürünün hayat bulması ve gelişmesine temel sağlayan, şüphe, tereddüt ve zihin karışıklığı ortaya çıkartmayacak, bariz bir şekilde, bütün insanlara hayat veren imkanlara sahiptir. . Bu çalışma çiçekleri toplayarak, bir çiçek çelengi, ortaya çıkartmak için gerçekleştirilmiştir. Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuzlar, 24 koldan oluşan Orta Asya kökenli en kalabalık Türk boyudur. Günümüzde Türkiye?de yaşayan nüfusun çoğunluğu, muhtemelen tamamı, coğrafik farklılıklarla değişik ad ve nitelemelere sahip olmalarına rağmen, oğuz boylarındandır. Birçok durumda, Türkiye?nin tamamı oğuz soyundandır ifadesi kullanılabilmektedir. Oğuzlar, 7. yüzyıl civarında konar-göçer bir yapıyla yer değiştirmeye başlamışlar, Türkiye’de (Selçuklular, Osmanlılar, diğer Türkmen beylik ve boyları), yaşayan Türklerin de atası sayılmaktadırlar (Vikipedia Özgür Ansiklopedi). Oğuz boyları: 24 Oğuz boyunu önce iki kolda (Bozoklar ve Üçoklar) daha sonra Oğuz Han’ın 6 oğluna ve son olarak da onların 4 oğluna ayırmaktadır(Vikipedia Özgür Ansiklopedi).

Bozoklar Gün Han: Kayı ? Alkaevli ? Bayat ? Karaevli Ay Han: Yazır ? Döğer ? Dodurga ? Yaparlı Yıldız Han: Avşar ? Beğdili ? Karkın ? Kızık Üçoklar Gök Han: Bayındır ? Çavuldur ? Çepni ? Beçenek Dağ Han: Salur ? Ulayundluğ ? Eymür ? Yüreğir Deniz Han: İğdir ? Büğdüz ? Yıva ? Kınık

Osmanlı Devletini kuranlar, Anadolu Selçuklu Devletine kuvvet vermiş ve ondan kuvvet almıştır. Süleyman Şah komutasındaki büyük kayı kütlesinin, 1227 yılında Anadolu?ya geldikleri belirtilmektedir. Süleyman Şah Fırat Nehrinden geçerken boğulmuş gelenlerin bir kısmı Erzurum ve Erzincan civarına, bazıları, Suriye ve bazıları geri dönerek ana yurtlarına gitmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı Alaeddin Keykubad, 50.000 kişi olan Kayıları Ankara?nın batısındaki Karacadağ bölgesine yerleştirmiştir (Vikipedia Özgür Ansiklopedi).

Osmanlı Devleti Türk-İslam Devleti olarak nitelenmekte, 1299-1923 tarihleri arasında Devlet-i Aliyye-yi Osmaniyye adı ile bilinmektedir. Kurucuları, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan olan Osman Gazi?dir. Osmanlı Devleti, Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde ve yaylak olarak da Domaniç?de kurulmuştur.

Osman Gazi, babası Ertuğrul gazi(bey) ile Söğüt, Bilecik Yarhisar ve İnegöl,Yenişehir bölgesine gelmiş, Selçuklu sultanlarının yanında yer almış zafer kazanmalarını sağlamıştır.

Babası Ertuğrul gazi, 90 yaşında 1281 yılında ölünce,aşiret tarafından 23 yaşında iken Osman Bey, Devlet Başkanı olarak seçilmiştir.

Ahilik teşkilatı önderi, 1206 yılında Karamanda doğan, Türk Birliğinin kurulması, gelişmesi ve sonsuza kadar var olması konusunda, Tüm Kayı erenlerine feyiz kaynağı olan, Osman Gazinin misafir kaldığı, dini ve idari konularda sık sık görüşlerini aldığı Edebali ?Toprağa bağlanın. Suyu israf etmeyin. Mirasınızın sağlam kalmasına dikkat ediniz. Veriniz, cömert olunuz, elleriniz yumuk kalmasın. İlim sahiplerini koruyunuz. Ağaç dikiniz. Ödünç aldığınızı fazlasıyla iade ediniz. Kuranı-Kerimi güçlü olmak için okuyunuz. Bağınızı bahçenizi viran bırakmayınız. Hadis ezberleyiniz. Bildiklerini öğretenler unutmazlar. Asıl ölüm ilimden payını almayanlaradır. Faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sahibidirler? öğütlerinde bulunmuştur .

Bozüyük
Bozüyük Frigler döneminde oluşmuş bir yerleşim merkezidir. 1908?den sonra Ertuğrul Livası?na bağlanarak Kaza merkezi yapılmıştır. Bozüyük Bilecik?in il olması ile birlikte 1924 yılında ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Bozüyük ilçesi bir çok fabrikasıyla üretim merkezi durumundadır.
Gölpazarı
Bizanslılar döneminde Harmankaya Tekfurluğu?na bağlı olan Gölpazarı, Osman Gazi tarafından alınmıştır. Gölpazarı kuruluşundan itibaren sıra ile Resulşel, Dönen ve Akçaova (Akçaoba) adlarıyla anılmış, son olarak Gölpazarı adını almıştır. Gölpazarı civarında meyvecilik yaygındır.
İnhisar
İnhisar önceleri Söğüt?e bağlı bir bucak iken mütevazı nüfusuna rağmen coğrafi konumu dikkate alınarak 1991 yılında ilçe yapılmıştır.
Osmaneli
Osmaneli çok eski bir yerleşim yeridir; Trakyalılar, Romalılar ve Bizans’a ait kalıntılar bunu göstermektedir. İlçede her yıl karpuz festivali düzenlenmektedir.
Pazaryeri
Pazaryeri’nde ilk yerleşim 1273 yılında olmuştur. Pazaryeri’nde hediyelik ve turistik toprak ev eşyası ve ağaç eşya yapımcılığı da sürdürülmektedir.Ünü civar illere yayılmış olan pazaryeri bozası çok lezzetlidir. . Ayrıca bira mayası üretimi için kullanılan şerbetçiotu bitkisinin Dünya’da en kaliteli yetiştirildiği bölge Pazaryeri’dir.
Söğüt
Söğüt, Ertuğrul Gazi tarafından bir kuşatma ve mücadele sonucunda 1232 yılında Bizanslılardan alınmıştır. Ertuğrul Gazi Türbesi’nin de içinde bulunduğu ilçe önemli bir turizm merkezidir.Her yıl Söğüt şenlikleri düzenlenmekte ve çok büyük katılım olmaktadır.
Yenipazar
Eski adı Kırka olan Yenipazar, Cumhuriyetten önce Bolu?nun Göynük ilçesine bağlıydı. 1926?da bucak olarak Gölpazarı?na bağlanmış, 1988?de de ilçe olmuştur.
Bilecik Panoraması
Tarih Öncesinde BilecikBilecik?te ilk yerleşim MÖ 3000?den öncelere rastlamaktadır. Anadolu?da Tunç Çağına geçiş sürecinde önemli bir yeri olan Bilecik?ten MÖ 3000?lerde tunç yapımı için kalay çıkarıldığı bilinmektedir.İlin bilinen en eski isimleri Agrilion ve Agrillum?dur.Daha sonraki dönemlerde Bilecik Bizans İmparatorluğu sınırları içine giren bir yerleşim yeri olmuştur. Doğu Roma (Bizans) döneminde şehir Belekoma ismiyle anılıyordu. Bilecik o zaman, şimdiki Bilecik?in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki bir kaya çıkıntısı üzerine inşa edilen kale çevresinde kurulmuştu.Antik Çağda BilecikAntik Çağ? da Bilecik?le ilgili özel bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle kentin bu çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik?i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilmektedir.Bitinya bölgesinin bilinen tarihi MÖ 1950?lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler?le başlar.

Bölge Thynler?den sonra kronolojik sıra ile :
MÖ 1550-1400 Mısırlılar, 1400-1200 Hititler, 1200-676 Frigler, 676-595 Kimmerler, 595-546 Lidyalılar, 546-334 Persler, 334-326 Makedonyalılar, 326-297 Özgürlük dönemi, 297-74 Bitinya Krallığı, 74-395 Roma İmparatorluğu, 395-1299 Bizans (673-678 ve 714-718 döneminde bölge Emevi ve Abbasi hakimiyeti) dönemlerini yaşamıştır.

Bizans Döneminde Bilecik

Roma İmparatorluğu MS 395 yılında ikiye ayrılınca, Bitinya Bölgesi ve Bilecik Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu sınırları içinde kaldı. Bizans döneminde Belekoma Kalesi Bilecik?te inşa edilmiştir. Bizans döneminde Bilecik bir Tekfurluk idi. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde (797 yılında), Bitinya bölgesinin diğer şehirleri gibi Bilecik ve Söğüt civarı da fethedilerek Abbasi idaresine sokulmuştur. Çevresi kale ile korunan Belekoma kenti tarih içinde Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Selçuklular Döneminde Bilecik

Selçukluların bir boyu olan Kayıların bir bölümü (400 çadırlık bir oba) Ertuğrul Bey yönetiminde batıya doğru yer değiştirerek Söğüt ilçesi ve çevresine gelmişlerdir.
Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi olarak 1230?lu yıllar gösterilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına tecavüz edince Selçuklu Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizanslılara karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştı. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti?nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey?e Söğüt?ü mülk, Domaniç?i de yaylak olarak verdi.

Yine Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Türbesi Söğüt ilçemizde bulunmakta ve her yıl Söğüt?te düzenlenen Ertuğrul Gazi Şenlikleri ile anılmaktadır.

Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin değerli önderidir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin nüvesi, kurucusudur. Böylece Söğüt ve dolaylarında kök salan 400 çadırlık uçbeyliğinden bir Devlet doğmuştur.

Osmanlılar Döneminde Bilecik

Ertuğrul Gazi?nin ölümünden sonra Kayıların başına Osman Bey geçti. Osman Bey ve silah arkadaşları Bizans?a karşı savaşıyor ve bu savaşlarda sürekli başarı kazanıyorlardı. Kayıların bu başarılarında Şeyh Edebali?nin büyük rolü olmuştu.
Şeyh Edebali Ahi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, herkesi kardeş bilen, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan örnek bir örgüt anlayışı idi ve Fakih Şeyh Edebali Kayı Ahilerinin önderi idi. Şeyh Edebali o sıralar Eskişehir ili sınırları içindeki İtburnu Köyünde oturuyordu. Daha sonra medresesini Söğüt ve son olarak da Bilecik?e taşımıştır.

Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan zaptetti. 1287 yılında İnegöl Tekfuru?nu Domaniç yakınındaki İkizce?de (Erice) yenilgiye uğrattı.

Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine geldi. Osman Bey?in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü. Osman Bey?e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir?i de içine alan bu sancağı Osman Bey?e verdi. Karacahisar?daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti?nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.

O sıralarda Bilecik henüz Türkler tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kentti. Bilecik (Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmıştı. Osman Bey 1299 yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini fethetti.
Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid?in Timur?a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur?un hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır.

Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik?ten Eskişehir?e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur.

Bilecik Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Ön Asya?ya bağlayan İstanbul-Bağdat demiryolu kenarında kurulmuştur. Roma ve Bizanslılar zamanında kent merkezinin küçük bir yer olduğu sanılmaktadır. Türklerin eline geçtikten sonra önem kazanmıştır. Osman Gazi?nin fethettiği ilk önemli kale olması ve Şeyh Edebali Türbesi?nin burada bulunması, şehre olan ilgiyi artırmıştır.

Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır. Şehir Türk hakimiyetine geçtikten sonra, önceleri Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde oturmuşlardır. Örneğin, Türkler daha çok Osman Gazi, Orhan Gazi ve Aşağı Camiler çevresine yerleşmiş, Rumlar ise bugünkü Bilecik merkezinin bulunduğu bölgede yoğunlaşmışlardı. Zamanla toplumlar arası sosyal ve ekonomik ilişkiler kurulmuş, iki toplumun ayrı mahallelerde oturması eğilimi ortadan kalkmış, devlet yapıları Yukarı Mahalleye yapılmaya başlanmış ve kent bugünkü yerleşim yerine doğru gelişmiştir.

Kurtuluş Savaşında Bilecik

İstiklal Savaşında T.B.M.M. hükümet ile İstanbul?da bulunan hükümet arasında ortaya çıkan ihtilafı gidermek amacı ile İstanbul?daki Tevfik Paşa hükümeti adına Dahiliye Nazırı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyon binasında yapılması kararlaştırıldı.

Heyetler 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa, elçilerden Cevat Bey, Ziraat Nazırı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi?den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyette İsmet Bey (İnönü) de bulunuyordu. Bilecik Mülakatından olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.

Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından taarruza geçti. 8 Ocak 1921 akşamı Bilecik-Karaköy-Muratdere hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu (Bilecik?in Yunanlılar tarafından ilk işgali).

I. İnönü Savaşı

I. İnönü Savaşı tümüyle Bilecik toprakları üzerinde geçmiştir. Akpınar, Oklubalı mevzilerinde göğüs göğüse kanlı çarpışmalar oldu. Üst üste yenilgiyi alan Yunan ordusu geri çekilmeye başladı. Öyle ki, 11 Ocak 1921 günü taarruzu ilk başlattıkları Zevvare Tepe, Tepeköy, Oluklu, Rızapaşa, Poyra, Beşkardeş Dağları, Zemzemiye ve Bursa?nın doğu mevzilerine kadar çekilmişlerdi. Bilecik?in ilk işgali 8-11 Ocak 1921 tarihleri arasında sadece 4 gün sürmüştür.

II. İnönü Savaşı

II. İnönü Savaşı, 23 Mart 1921?de Yunan ordusunun yeniden Bursa-Uşak kesimlerinden taarruzu üzerine başlamış ve Bilecik ili toprakları üzerinde geçmiştir.
Albay İsmet Bey yönetimindeki Türk kuvvetleri, Yunan birliklerini Bilecik-Pazaryeri ve İnegöl hattında karşılamış ve 26 Mart?ta ise Söğüt-Gündüzbey yolu, Yazıahlat-Karaköy demiryolu ve Bozüyük?ün batısı-Karasu çizgisinin oluşturduğu asıl mevzilerinde savaşmıştır.
İntikam Tepe, Zevvare Tepe ve Nazımbey Tepelerinde kanlı çarpışmalar oldu. Yunanlılar 1 Nisan 1921 akşamı 1. ve 61. tümenlerimizin yaptığı saldırılarla buralardan atıldılar. II. İnönü Savaşı şanlı Türk Ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.

II. İnönü Savaşları sırasında Bilecik iki kez daha Yunanlılar tarafından işgal edildi (ikinci ve üçüncü işgal). Geri çekilirken 12 Temmuz?da Karaköy ve Yeniköy?ü işgal eden Yunan birlikleri 13 Temmuz 1921? de Bilecik?e girdiler (ikinci işgal). Fakat, Türk Kuvvetlerinin karşı saldırıları sonucu şehri birkaç gün içinde boşalttılarsa da 22 Temmuz 1921?de yeniden Bilecik?e girdiler (üçüncü işgal). En uzun işgal de bu olmuştur. Ancak 30 Ağustos 1922?deki Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle istilacı Yunan ordusuna karşı son ve kapsamlı zaferi kazanan Türk ordusu, 4 Eylül 1922?de Söğüt ve Bozüyük, 5 Eylül de Pazaryeri ve 6 Eylül l922?de ise Bilecik?i Yunan işgalinden kurtarmıştır.

Yunanlılar bu ilçeler ve il merkezini boşaltırken bir çok yerde yangınlar çıkararak buraları harabeye çevirdiler. Örneğin, Bilecik?te ancak Yukarı Mahalledeki birkaç evle, Tabakhane Mahallesi yangın ve tahripten kurtarılabilmiştir. Yangınlar sırasında 1956 ev, 331 dükkân, 18 han, hükümet konağı, tüm ipek fabrikaları, okul, cami ve türbeler yanarak kullanılamaz duruma gelmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Bilecik

Böylece Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.

Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek milis kuvvetleri ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını vermiştir. Bilecik, Kurtuluş Savaşından yanmış-yıkılmış, tam bir enkaz halinde çıkmıştır. 1920?lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, savaştan sonra 4.000?e inmiştir.

Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkeziydi. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrika bulunuyordu. Ancak, Yunanlıların çıkardığı intikam yangınlarında bu fabrika ve tesislerin tümü yandı. Bu arada diğer fabrika ve işyerlerinin de yanmış olması il ekonomisini çökertmiştir.

      Coğrafi KonumBilecik Marmara Bölgesinin güneydoğusunda
Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege Bölgelerinin kesim noktaları üzerindedir. 39° ve 40° 31? kuzey enlemleri ile 29° 43? ve 30° 41? doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Doğudan Bolu ve Eskişehir güneyden Kütahya, batıdan Bursa, kuzeyden Sakarya illeri ile çevrilidir.Bilecik 4321 km²?lik alanı ile Türkiye?nin küçük illerinden biridir. Alan sıralaması bakımın-dan 65. sırada yer almaktadır. Merkez ilçenin yüzölçümü 844 km²?dir.

Yeryüzü ŞekilleriBilecik ili toprakları tepelik alanlar, dik ve derin vadilerle yarılmış aşınım düzlükleridir. Kuzey Anadolu kenar dağları, yani, Karadeniz dağlarının başlangıç merkezi, İç Anadolu platolarının başlangıç yeri, Marmara Bölgesinin ise kıyı ve akarsu çanak tabak ovalarının sona erdiği alanlarının tamamı ilin sınırları içerisindedir.Kuzey Anadolu dağlarının denizden içeriye doğru ikinci serisi olan Köroğlu Dağları ilin topraklarında başladığından arazinin batıdan doğuya doğru birden yükselmesine neden olur. Bu yükselti güneye doğru inildikçe dalgalı bir görünüm alır. Bozüyük Ovası ve Sakarya ırmağı ile kuzey-güney yönünde iki bölüme ayırır. Dağlar bu ırmağın her iki yakasında devam eder.

Bilecik ilinin deniz seviyesinden yüksekliği 500 metredir. Güneydoğuya Karasu vadisine gidildikçe yükseklik azalmaktadır. Nitekim bu vadide kurulu İstasyon Mahallesinin denizden yüksekliği 200 metreye kadar iner.

Dağlar il topraklarının % 32?sine yakın bir bölümünü kaplar. Bu yükseltiler daha çok tepe görünümündedir. İlin en yüksek noktası Bozüyük ilçesinin batı ve güneybatısında yer alan yükseltiler üzerindeki Kala Dağı?dır (1906 m).
Diğer önemli yükseltiler Yirce Dağı (1790 ), Metristepe (1300 m), Göldağı (1284 m), Kızılcaviran (1250 m), Osmaniye (1210 m), Ahi Dağı (1100 m), Dokuz Öküz Tepesi (1150 m), Ballıkaya (1050 m), Kızıltepe (990 m), Avdan Dağları (926 m), Paşa Dağları (922 m), Kurudağ (805 m)?dır.

Genellikle Sakarya Irmağı boyunca uzanan çok geniş olmayan düzlükler şeklinde ovalar il topraklarının % 7?lik bir bölümünü kaplar. Ovalar akarsuların dar ve derin vadilerden akarken parçaladıkları arazilerden taşıdıkları verimli alüvyonları son bölgelerinde biriktirmelerinden oluşan ovalarıdır.

Bozüyük, Gölpazarı, Osmaneli ve Pazaryeri Ovaları başlıca düzlük alanlardır.
İlde yayla tanımı içerisine sokulabilecek düzlükler çok azdır. Bu tür yeryüzü şekilleri il topraklarının yalnızca % 0,5?ini oluşturmaktadır. İl topraklarının büyük bir bölümü (% 59,9) aşınım düzlükleri durumundadır. Tepelik alanlarda tümsekleşip tipik ?V? biçimli vadilerle parçalanan bu düzlükler, il topraklarının engebeli bir görünüm almasına neden olmuştur.

İl topraklarındaki vadiler genellikle dik ve derin yarıklar biçimindedir. Bunların en önemlisi Sakarya Vadisidir. Göksu Vadisi, Göynük Vadisi ve Karasu Vadisi de önemli vadilerdir.

Akarsular

Sakarya Irmağı

Sakarya nehri Bilecik ilinin başlıca akarsuyudur. Bu ırmağa dökülen çay ve dereler ilin öteki su kaynaklarıdır.

Sakarya, İnhisar ilçesi yakınlarında Bilecik topraklarına girer; kuzey-güney yönünde akarak ili doğu ve batı olmak üzere iki parçaya böler. Vezirhan?ın kuzeyinde Karasu Deresi, Osmaneli ilçesi yakınlarında da Göksu Çayını alarak kuzeye yönelir.

Taşıdığı su miktarı bakımından Türkiye?nin önemli akarsuları arasında yer alır. Irmağın toplam uzunluğu 824 km?dir. Yaklaşık onda birlik kısmı (80 km) Bilecik sınırları içinde akar. Ortalama debisi 100 m³/sn, ortalama derinliği 1,5 metre, en fazla derinliği ise 5 metre kadardır.

Karasu

Bozüyük?ten doğar. Bilecik merkez ilçe sınırları içine Karasu Boğazından girer. Bu noktadan 500 metre sonra Vezirhan?da Sakarya Irmağına kavuşur. Debisi düzensizdir. 0,9 m³/sn ile 72,6 m³/sn arasında değişmektedir. Ortalama debi 3,6 m³/sn?dir.

Göynük Çayı, Göksu Deresi, Sarısu Deresi ve Hamsu Deresi diğer küçük akarsulardır.

Jeolojik Yapı

Bitki Örtüsü

Yağış yönünden yeterli miktara sahip olan Bilecik ili, yüzölçümünün %47?sinin ormanlık alan olması nedeniyle de orman zenginliği bakımından Türkiye?nin şanslı yörelerinden biridir. İlin orman zenginliği av hayvanları bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Bin metreye kadar yükseklerde orman örtüsü genellikle meşe, otsu bitkiler ve makilerden oluşmaktadır. 1500 metre sınırına kadar da karaçam, kayın, kızılçam, kestane türündeki yüksek boylu ağaçlar sıralanır. 1500 metreden daha yükseklerde ise köknar cinsinden ağaçlar vardır.

İklim

Bilecik ilinin geçit bölgesinde bulunması, su kaynakları ve farklılık gösteren topografyasına paralel olarak 3 farklı iklim tipi görülür. Genel olarak Merkez, Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt İlçelerinde Marmara Bölgesi; Bozüyük, Pazaryeri ve Yenipazar ilçelerinde ise İç Anadolu Bölgesi iklimleri geçerlidir. Ayrıca Gölpazarı, Osmaneli ve Söğüt ilçelerinin Sakarya Irmağı kıyı şeridinde mikro-klima iklim bölgeleri görülmektedir.

Bilecik İlinde yıllık yağış toplamı 450 kg/m² dolayındadır. Yağış en çok ocak ve mayıs aylarında düşmektedir. Bulutluluk durumu açısından 92 gün açık, 96 gün kapalı ve 177 gün bulutlu geçmektedir.

Diğer klimatik veriler şöyledir:
Yıllık sıcaklık ortalaması: 12,3 °C Karlı gün sayısı : 25
En soğuk ay: Ocak (2,5 °C) Donlu gün sayısı : 55
En sıcak ay: Temmuz (21,7 °C) Sisli gün sayısı : 14
Yıllık ortalama nispi nem: % 66 Kırağılı gün sayısı: 25

İl merkezini kapsayan klimatolojik veriler, ilçelerde farklılık göstermektedir.
İl düzeyinde tespit edilen en yüksek sıcaklık 1945 Ağustosunda 40.6 ºC, en düşük sıcaklık ise 1950 Ocak ayında -16 ºC olarak bulunmuştur.

Bilecik?te batı ve kuzeybatı rüzgârları etkindir. Ortalama rüzgâr hızı 3,4 m/sn?dir. Yıl içinde rüzgârlar 135 gün kuvvetli rüzgâr ve 17 gün de fırtına şeklinde esmektedir.

Türkiye ve Bilecik İli?nde Nüfusun Gelişimi
Yıllar Nüfus Bilecik İli nüfusunun Türkiye nüfusuna oranı ( yüzde)
Bilecik Türkiye
1927 114 043 13 648 270 0.84
1935 125 421 16 158 018 0.78
1940 127 977 17 820 950 0.72
1945 136 053 18 790 174 0.72
1950 137 030 20 947 188 0.65
1955 139 233 24 064 763 0.59
1960 145 699 27 754 820 0.52
1965 139 041 31 391 421 0.44
1970 138 856 35 605 176 0.39
1975 137 120 40 347 719 0.34
1980 147 001 44 736 957 0.33
1985 160 909 50 664 458 0.32
1990 175 526 56 473 035 0.31
2000 194 326 67 803 927 0.29
2007 203 777 70 586 256 0.29
2008 193 169 71 517 100 0.27
2009 202 061 72 561 312 0.28
2010 225 381 73 722 988 0.31

 

Bilecik İli Kırsal-Kentsel Nüfus ve Yoğunluğu (2010)

 

İlçe Adı Nüfus Yoğunluğu (Kişi/Km²) Yüzölçümü (Km²) Toplam Nüfus Şehir Nüfusu Köy Nüfusu
Merkez 93 841 78258 62320 15938
Bozüyük 78 849 66255 57491 8764
Gölpazarı 27 592 16016 11424 4592
İnhisar 9 341 3 126 1034 2092
Osmaneli 41 510 20912 13816 7096
Pazaryeri 36 326 11580 6818 4762
Söğüt 48 530 25679 19425 6254
Yenipazar 11 313 3555 1061 2 494
TOPLAM 52 4 302 225 381 173 389 51 992

İlçelere Göre Belediye Nüfusları (2010)

 

İlçe Adı Belediye Adı Toplam Erkek Kadın
Merkez Bilecik 62320 41260 21060
Bayırköy 1851 911 940
Vezirhan 3128 1549 1579
Bozüyük Bozüyük 57491 29038 28453
Cihangazi 684 366 318
Dodurga 2453 1222 1231
Gölpazarı Gölpazarı 11424 8291 3133
İnhisar İnhisar 1034 504 530
Tarpak 552 275 277
Osmaneli Osmaneli 13816 6899 6917
Pazaryeri Pazaryeri 6818 3280 3538
Söğüt Söğüt 19425 13286 6139
Küre 1293 643 650
Çaltı 1546 739 807
Yenipazar Yenipazar 1061 536 525
TOPLAM 184896 108799 76097

Bilecik İli Yaş Grubu Ve Cinsiyete Göre Nüfus (2010)

 

Yaş Grubu Toplam Erkek Kadın
0-4 12803 6512 6291
5-9 13306 6936 6370
10-14 14342 7431 6911
15-19 14988 7647 7341
20-24 42695 35000 7695
25-29 18832 11117 7715
30-34 16150 8562 7588
35-39 14968 7700 7268
40-44 13776 7122 6654
45-49 13555 6950 6605
50-54 11571 5951 5620
55-59 9884 5002 4882
60-64 7602 3606 3996
65-69 6254 2802 3452
70-74 5687 2490 3197
75-79 4780 2067 2713
80-84 2909 1152 1757
85-89 1055 443 612
90+ 224 72 152
Toplam 225381 128562 96819